“Zemin sıvılaşmasının olduğu bölgelerde 4 kat olan imar izni 15 kata çıkartıldı”

Kahramanmaraş Müteahhitler Derneği Başkanı Mehmet Kaya, 2013 yılında hazırlanan Revizyon İmar Planıyla Kahramanmaraş’ta zemin sıvılaşma riskinin yüksek olduğu bölgelerde 4 kat olan imar hakkının 15 kata kadar çıkartıldığını belirtti.

Yayınlanma
2 Paylaşım
6 Dk Okunma Süresi
Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar “Her Daim Gençlerimizin Yanında Olacağız” Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar “Her Daim Gençlerimizin Yanında Olacağız”
Mehmet Kaya, “40 yıl önce Bülent Berksan tarafından yapılan imar planındaki deprem ve fay çekinceleri göz ardı edilerek ve Jeoloji Mühendisleri Odasının sürekli dile getirdiği aktif fay hattı araştırması ve yeterli zemin etüdü çalışmaları yapılmadan özellikle yer altı su seviyesinin ve zemin sıvılaşma riskinin yüksek olduğu bölgelerde (Üniversite ve Doğukent gerisi ve ilerisi ) mevcut imar hakkı 4 kat iken bu değiştirilerek 15 kata kadar imar izni verilmiştir. Bu yanlışlıklar
silsilesi maalesef 6 Şubat 2023 tarihinde acı bir şekilde ortaya çıkmıştır. Yıkılmayan
birçok bina ise imar planı hatasından dolayı orta ve ağır hasar almış, milli servetimizin
yok yere heba edilmesine sebep olunmuştur.” dedi.
2.jpg
Binlerce kişinin hayatını kaybettiği Kahramanmaraş depremine yönelik bir açıklama yapan Kahramanmaraş Müteahhitler Derneği Başkanı Mehmet Kaya şunları söyledi;
“Kahramanmaraş İl AFAD Müdürlüğü tarafından 2020 yılında hazırlanan ve ilgili
tüm kurumlara o tarihte gönderildiğini öğrendiğimiz İl Afet Risk Azaltma Planının
(İRAP) depremle ilgili bölümünde yer alan yazıda ;
Marmara Üniversitesi Öğretim Görevlilerinden Prof.Dr. Ali Selçuk Biricik’in
2001 yılında hazırlamış olduğu makaleye yer verilerek deprem konusu gündeme
getirilmiştir. Makalede ‘’ Bölgenin çok uzun sayılabilecek bir durgunluk dönemi
geçirmekte oluşu nedeniyle halk olası bir depremden habersizdir. Bu nedenle olası
bir depremde can ve mal kayıplarını en aza indirmek için , meskun alanlarda zemin
etütlerinin ayrıntılı olarak yapılması ve tehlikeli zonlardaki yapıların tahliyesi
zaruridir. Ayrıca yeni kurulacak köy , kasaba ve kentlerin kuruluş ve gelişme
yerlerinin seçiminde deprem etkinliği ve deprem riski mutlaka dikkate
alınmalıdır. Aktif faylardan uzak ve sağlam zeminler üzerinde betonarme ve statik
hesapları doğru olan , depreme dayanıklı binalar yapılmalıdır.” yazmaktadır.
Olası bir depreme karşı anlatılan mevcut tehlikeler dikkate alınarak risk analizi
yapılmış bu analiz için AFAD-RED analiz programı kullanılmıştır. AFAD-RED Sistemi
,Deprem Dairesi Başkanlığı ve akademik iş birliği ile geliştirilerek ,deprem sonrası
hasarla ilgili olarak oluşabilecek kargaşa ve bilgi kirliliğini en aza indirmek ve acil
müdahale ekiplerinin doğru bölgelere zaman kaybetmeden sevk edilmesine yardımcı
olmak ve olası bir depremin oluşturabileceği potansiyel kayıplara dair tahmin
sonuçları üretmek amacıyla geliştirilmiş bir sistemdir.
Geçmişte yaşanan büyük depremler , bölgedeki aktif fayın üretebileceği en
büyük deprem , fay uzunluğu ,büyüklük ilişkisi , periyodik zaman aralığı gibi veriler
kullanılarak Kahramanmaraş ilini etkileyebilecek Mw :7,5 büyüklüğünde bir deprem
olma ihtimali göz önüne alınmıştır. Buna göre hazırlanan riskli bölgeler tablo halinde
tek tek belirtilmiştir.
3.jpg
Burada; Bahçelievler Mahallesi ve Ebrar Sitelerinin bulunduğu 12 Şubat Stadyum
civarının (eski maraş) olası depremde tamamen etkileneceği, Tekerek Yolu Güneyi
Sümbüllü ve Ağcalı Deresinin heyelan bölgesinde olmasından dolayı çökmeler olacağı
, Doğukent Yolunun imara açılmış olması ,Kartalkaya Barajının Pazarcık ve Narlı için
tehlike arz ettiği , K.Maraş geneli ovalık kesimlerde sanayii tesisleri ,şehir hastanesi
,üniversite, enerji hatlarının tamamının etkileneceği Kahramanmaraş geneli için de
şehrin büyük kısmının etkileneceği , aktif fay zonuna çok yakın olduğu, yeraltı su
seviyesinin yüksek olmasından dolayı zemin sıvılaşmasının çok olacağı vurgulanmıştır.
Ne yazık ki raporda tespiti yapılan ve öngörülenin çok daha fazlasını 6 Şubat
2023 tarihinde ,deprem yönetmeliğinde yer alan deprem ivmesi değerinden daha
büyük kuvvette hem de 9 saat arayla 3 büyük depremi yaşayarak maalesef çok fazla
can ve mal kaybı vererek acı bir tecrübe edindik. 
6.jpg
Daha geçmiş tarihlere gidilirse, Eski Belediye Başkanı merhum Ahmet Uncu
zamanında şehrin yeni imar planı yapım süreci başlatılmıştır.Bu işi alan Y.Mimar
Bülent Berksan tarafından 1978 yılında yapımına başlanan ve 1982 yılında
tamamlanan yeni imar planında AFAD’ın hazırladığı raporda yer alan zemin
sıvılaşmasının olduğu bölgeler ya hiç imara açılmamış ya da az katlı ve az yoğunluklu
imar hakları verilmiştir.Ne yazık ki bu tarihten itibaren bilim dışı olarak ve tamamen
maddi kaygılar düşünülerek imar planları sürekli değiştirilmiş, yeşil alanlar
azaltılmıştır.En son 2013 yılında hazırlanan Revizyon İmar Planında ise 40 yıl önce
Bülent Berksan tarafından yapılan imar planındaki çekinceler göz ardı edilerek ve
Jeoloji Mühendisleri Odasının sürekli dile getirdiği aktif fay hattı araştırması ve yeterli
zemin etüdü çalışmaları yapılmadan özellikle yer altı su seviyesinin ve zemin sıvılaşma
riskinin yüksek olduğu bölgelerde (Üniversite ve Doğukent gerisi ve ilerisi ) mevcut
imar hakkı 4 kat iken bu değiştirilerek 15 kata kadar imar izni verilmiştir.
Bu yanlışlıklar
silsilesi maalesef 6 Şubat 2023 tarihinde acı bir şekilde ortaya çıkmıştır. Yıkılmayan
birçok bina ise imar planı hatasından dolayı orta ve ağır hasar almış, milli servetimizin
yok yere heba edilmesine sebep olunmuştur.
Ayrıca, Kahramanmaraş İl AFAD Müdürlüğü tarafından 24 Ocak 2020 Elazığ
depreminden sonra hazırlanan İl İRAP planı, maalesef ilgili kurumlar tarafından
kamuoyuna açıklanmamış ve gereği yerine getirilmemiştir.6 Şubat depreminde de
görüldüğü üzere, can kaybı olan binaların tamamına yakını 1999 öncesi yapılan
binalardır. Bu çok riskli grupta yer alıpta yıkılan binalar; yapı denetimsiz, hazır beton
kullanılmadan, inşaat mahalinde zemin etüdü çalışmaları yapılmadan ve zemin etüd raporu hazırlanmadan, Kahramanmaraş İli 2. Derece deprem bölgesi statüsünde iken ve de 1975 Deprem Yönetmeliğine göre statik proje tasarımı yapılan binalardı. Eğer ki 2020’de İRAP planı yapıldıktan sonra son 3 yılda bile bu 1999 öncesi yapılan binalar
için şimdi İstanbul’da başlatılan çalışma gibi hızlı ve özel bir çalışma yapılsaydı (bina
genel kontrolü,beton kontrolleri ücretsiz ve sadece 1 kat malikinin talebi ile ),
apartman,site yönetimleri resmi olarak İRAP planından haberdar edilseydi
vatandaşların birçoğu binaları hakkında bilgi sahibi olurlardı ve binalardan insanların
birçoğunun tahliyesi mümkün olabilirdi. 10-15 yıldır Tekke bölgesinde kentsel
dönüşüm için uğraşılması yerine yıkılması muhtemel yerlerde Bakanlık marifetiyle bu
dönüşüm çalışmaları hızlandırılsaydı 6 Şubatta bu kadar çok fazla can kaybı da
kanaatimizce olmazdı.
7.jpg
Kısacası, İl İRAP Planı hazırlanmış yani bir nevi hastalığın
teşhisi (depremin etki edeceği riskli binaların olduğu bölgeler ) yapılmış fakat çok
riskli yapı grubunda yer alan binaların tespiti ve bunların tedavisi
(tahliyesi,yıkılması) için kamu tarafından bilgilendirme dahil hiçbir adım
atılmamıştır ve birçok insanımız maalesef depremde vefat etmiştir. Yüz yıllar boyu
unutulamayacak acılar yaşanmıştır.
Bundan sonra ise, SORUMLU KURUMLAR ( Valilik, Büyükşehir Belediyesi,
Onikişubat , Dulkadiroğlu , Pazarcık ,Türkoğlu , Afşin, Elbistan İlçe Belediyeleri ,
Çevre,Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü , AFAD İl Müd. ) tarafından
zamanında dikkate alınmayan bu raporun tekrar gündeme getirilip ilgili Mühendislik Mimarlık Odalarının görüşleri de alınarak yeni imar planının yapılmasını istiyoruz. Bu
şekilde oluşacak ortak aklın şehrin yeniden yapılanmasında ve ayağa kalkmasında
fayda sağlayacağına inanıyoruz.”

Yorumlar
/*Webview mobil uygulama için geri tuşu*/