Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş İl Başkanı Ertuğrul Doğan’ın ülkücülere yönelik  hakaret içeren telefon konuşması sonrası eski ülkü ocakları başkanları ve bir grup ülkücüler, parti binasına gelerek basın açıklaması yaptı.

Kahramanmaraş’ta gündeme bomba gibi düşen ve sonrasında yayın yasağı getirilen MHP Kahramanmaraş İl Başkanı Ertuğrul Doğan’ın ülkücüleri hedef alan telefon görüşmesi ortalığı ayağa kaldırdı.

Olay sonrası bugün harekete geçen Kahramanmaraş Ülkü Ocaklarında geçmiş dönemde görev yapan başkanlar ve yöneticiler İl Başkanlığı binasına gelerek, İl Başkanı Ertuğrul Doğan’ı istifaya davet edip basın açıklaması yaptılar.

Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, Kahramanmaraş'ta! Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, Kahramanmaraş'ta!

Basın açıklaması sırasında binada hiçbir MHP yöneticisinin olmaması dikkat çekti.

Tansiyonun yüksek olduğu ortamda kısa süreli gerginlik de yaşandı.

Polisin ablukaya aldığı binada açıklama yapan ülkücüleri dışarı davet etmesi gerginliğe neden oldu. Bu duruma tepki gösterip basın açıklamasını sürdüren ülkücüler, “Bu evin, bu partinin sahibi biziz. Konuşmalarımızı yapıp adam gibi çıkacağız' dediler.

İSTİFAYA DAVET ETTİ!

Kahramanmaraş Eski Ülkü Ocakları Başkanı Nusret Güloğlu; "Buradan Ertuğrul Doğan'a söylüyorum. Geleceksin, ülküdaşların karşısına geçeceksin, izahını yapacaksın. Ya istifa edeceksin onurunla ya da gerekeni yapacaksın" dedi.

Eski Ülkü Ocakları İl Başkanı Muhammet Dizibüyük yaptığı açıklamada, "Ülkü ocakları gençlere her türlü yasa dışı faaliyetlerden uzak tutmaya çalışan, gerek eğitim amacıyla gerekse ahlaki açıdan  gençler yetiştirmeye yönelik bir vakıftır. Bu vakıfta yetiştik. Kişilik kazandık, saygınlık kazandık, bu teşkilata tüm Türkiye borçludur. Bu teşkilattan dolandırıcı çıkmaz. Dolandırıcı arayan anasının eteğine baksın" dedi.

Eski Ülkü Ocakları İl Başkanı Nusret Güloğlu ise "Geçtiğimiz günlerde medyaya bir ses kaydı düştü. Nusret Güloğlu olarak ben ülkücülüğümü rahmetli Başbuğ'dan aldım. 1989 Ekim ayında başladım. 1992 Mart  ayında teslim ettim, başbuğun korumalığını. Beni tanıyan her yurttaşım bilir ki, benim davam da hiçbir beklentim yok. Ben davanın bir neferiyim. Ülkücü hareket ve MHP'liler bu hayatta hiç bir zaman dolandırıcı olmadı. Bu dolandırıcı diyen zat-ı muhterem mevcut İl Başkanı Ertuğrul Doğan'ı ben burada görmek isterdim. Bu konunun izahını yapmasını isterdim." Diye konuştu.

Nusret Güloğlu şöyle devam etti;

“Bundan 2 ya da 3 gün önce talihsiz bir ses düştü. Beni tanıyan her ülküdaşım bilir ki benim bu davadan hiçbir beklentim yok, ben bu davanın bir neferiyim. Ki bugün benle olanlar da bu davadan beklentisi olmayan garip, yiğit kardeşlerim. Ülkücüler ve MHP’liler bu hayatta hiçbir zaman dolandırıcı olmadı. Bu dolandırıcı diyen zatı muhterem mevcut İl Başkanı Ertuğrul Doğan’ı ben bugün burada görmek istemiyorum. Şurada oturmasını isterdim, bunun izahını yapmasını isterdim.  İl başkanın şuan burada görmek isterdim ama yokmuş burası bizim burası benim evim buna hiç kimse karışamaz. Hiç kimse bizi hiçbir şeye zorlayamaz. Biraz önce söyledim. Eski ülkü ocakları başkanı Akdeniz Bölge başkanı 27.dönem MHP Milletvekili olarak bunu kabul etmiyorum. Bugün eski bir dava arkadaşım abim amcam Ertuğrul Doğan’ın olmasını isterdim. Hiçbir ülkücü ne sahtekâr ne dolandırıcı olmaz.

Biz bu davanın neferi olarak bugün partimize geldik, şuan burada konuşma yapıyoruz. Ve ben şu an il başkanını burada görmek isterdim ama yokmuş. Burası benim evim. Buna hiç kimse karışamaz. Burada bir tatsızlık veya taşkınlık yok. Polis arkadaşlar burada kimseyi germeyin. Ben İl Başkanının bu konuşmasını kesinlikle kabul etmiyorum. Burası her ülkücünün evidir. Hiç bir ülkücü ne sahtekar ne de dolandırıcıdır. Sosyal medyadan eğer bir açıklama yapsaydık buraya 3-5 bin kişi toplanırdık. Sadece gizli tuttuk davaya zarar vermemesi adına. Ve bugün buraya geldik. Belki biz buradan çıktıktan sonra hain ilan edileceğiz. Umrumda değil. Çünkü; Hiçbir ülkücü bu hareketten birşey beklemiyor. Bundan dolayı da gönlümüz rahat. Gerisi de umrumuzda değil ama o polislerin buraya gelipte bu mekanda yani benim evimde bana sus demeleri zul. Her ülkücü bunu bilir ki; bu davanın sonun da ölüm vardır.”

Yaşanan tüm bu gelişmelerin ardından MHP Genel Merkezinin nasıl bir tavır alacağı ise merak konusu oldu.