- Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinde merhum Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin, hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan dava açılan ve FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan eski emniyet amiri Dursun Özmen'in yargılanmasına devam ediliyor

- Kazaya ilişkin 132 şüphelinin yer aldığı "ana soruşturma dosyası" hakkında 20 Haziran 2016'da verilen takipsizlik kararına, BBP'nin ve Yazıcıoğlu ailesinin avukatlarının yaptığı itiraz, Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Mahkemesinde inceleniyor

- FETÖ'nün darbe teşebbüsü sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edilmesine ilişkin davada, müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılan eski astsubay Aydın Özsıcak ile yarbay Davut Uçum hakkında, kazada hayatını kaybeden gazeteci İsmail Güneş'in eşi Yasemin Güneş tarafından "kaza kırım ekibinde yer aldıkları ve parça çalanlar arasında oldukları" gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu

*************

Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun, 5 kişiyle ebediyete irtihal ettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturma ve davalar devam ediyor.

Yazıcıoğlu, yerel seçimler öncesi partisinin Kahramanmaraş mitinginin ardından Yozgat'a gitmek üzere bindiği helikopterin 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş Keş Dağı'na düşmesi sonucu 5 kişiyle birlikte hayatını kaybetti.

Helikopterin enkazı ile Muhsin Yazıcıoğlu, BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, pilot Kaya İstektepe ve gazeteci İsmail Güneş'in cenazesi, kazadan 48 saat sonra köylüler tarafından Keş Dağı Kuru Dere Kanlıçukur mevkisinde bulundu.

Yazıcıoğlu'nun cenazesi, ölümünden 6 gün sonra 31 Mart 2009'da Kocatepe Camisi'nden son yolculuğuna uğurlandı. TBMM'de yapılan törene, binlerce kişi katıldı. Yazıcıoğlu'nun naaşı, vasiyeti üzerine Taceddin Dergahı'na defnedildi.

Vefatının 9. yılında çeşitli etkinliklerle anılacak Muhsin Yazıcıoğlu'nun ismi, başta memleketi Sivas olmak üzere Türkiye'nin birçok şehrinde cadde, park, okul, dernek ve vakıflar gibi çeşitli yerlerde yaşatılıyor.

- Soruşturma

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca görevlendirilen savcılar, helikopter kazasına ilişkin soruşturma başlattı ve kaza kırım ekibi oluşturuldu. 

Eski BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu ile Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve ailesi, 16 Şubat 2011'de Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak, olayla ilgili "özel yetkili savcı ve özel yetkili mahkeme" talep etti.

Devlet Denetleme Kurulu (DDK) raporuna göre helikopter kazasında ihmali, hatası olanlar hakkında suç duyurusunda bulunan ailenin, talebini de dikkate alan Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı içeriğinin incelenmesi için Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığına gönderdi.

Özel yetkili mahkemeler kaldırıldıktan sonra da soruşturma dosyası tekrar Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığına döndü. Soruşturma Kahramanmaraş'ta devam ediyor. 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yargıtay ve Göksun Cumhuriyet Başsavcılığında kaza ve ilgili kişilere ilişkin soruşturma sürüyor.

Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinde merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin, hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan dava açılan, eski emniyet amiri Dursun Özmen'in yargılanmasına devam ediliyor. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında Isparta'da tutuklanan Özmen, Sincan 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda kalıyor. 

Kazaya ilişkin 132 şüphelinin yer aldığı "ana soruşturma dosyası" hakkında ise 20 Haziran 2016'da takipsizlik kararı verildi. BBP'nin ve Yazıcıoğlu ailesinin avukatları, 13 Temmuz'da takipsizliğe karşı itirazda bulundu. İtiraz halen Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Mahkemesinde inceleniyor. 

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe teşebbüsü sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edilmesine ilişkin davada, "Anayasayı i̇hlal" suçundan müebbet hapis cezası alan astsubay Aydın Özsıcak ile "Anayasayı ihlal", "Cumhurbaşkanına suikast" ve 2 kez "yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme" suçunu işlediği gerekçesiyle 4 kez ağırlaştırılmış müebbet, "nitelikli kasten yaralama"dan 6 yıl, "nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma"dan 18 yıl hapis cezası alan yarbay Davut Uçum hakkında, helikopter kazasında Yazıcıoğlu ile hayatını kaybeden 5 kişi arasında bulunan gazeteci İsmail Güneş'in eşi Yasemin Güneş tarafından 18 Temmuz 2016'da kaza kırım ekibinde yer aldıkları ve parça çalanlar arasında oldukları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu. 

- Avukatların talebi

Ailelerin ve BBP'nin avukatları, Özmen'in yargılandığı Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesindeki davanın yanlış açıldığını, bu dosyanın ana dosyadan ayrılamayacağını, sanığın üretilen sahte bilgi notunu örgütten talimat alarak yaptığını, örgütlü yapının bilgi kirliliği yaparak arama kurtarma çalışmasını geciktirdiğini, sanığın tek şüpheli olamayacağını, bu araç suçun da amaç suçtan ayrı düşünülemeyeceğini, ana dosyayla birleşmesi gerektiğini savunuyor. 

Sanık Özmen'in de bu dosyadan tutuklu yargılanması gerektiğini belirten avukatlar, olay saatine ilişkin hava radar kayıtlarının da mahkemeye sunulmasını talep ediyor. 

****

Genç Ülkücüler Hareketi'ne katılarak 1968'de siyasete adım atan, 1993'te de Büyük Birlik Partisi'ni (BBP) kuran Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatının üzerinden 9 yıl geçti.

Muhsin Yazıcıoğlu 31 Aralık 1954 tarihinde Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Elmalı köyünde doğdu.

İlk ve orta öğrenimini Şarkışla'da tamamlayan Yazıcıoğlu, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'ni bitirdi.

Siyasete 1968'de Şarkışla'da Genç Ülkücüler Hareketi'ne katılarak adım atan Yazıcıoğlu, 1972'de Ankara'ya geldikten sonra Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nde görev yapmaya başladı. Yazıcıoğlu, önce Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı, sonrasında da Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevlerinde bulundu.

Muhsin Yazıcıoğlu 1978'de yoluna Ülkücü Gençlik Derneği'nin Kurucu Genel Başkanı olarak devam etti. 1980'de ise artık Genel Başkan Müşaviri olarak MHP'deydi.

7,5 yıl cezaevinde kaldı

1980 askeri darbesi, birçok kişi gibi Yazıcıoğlu için de dönüm noktası oldu. Yazıcıoğlu, "MHP ve ülkücü kuruluşlar davası" sanığı olarak yargılandığı dava sırasında 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl Mamak Cezaevi'nde kaldı, dava sonunda Yazıcıoğlu, herhangi bir ceza almadı.

Vatan ve millet aşığı Yazıcıoğlu, tüm yaşadıklarına rağmen 1987'de yine milletine hizmet için siyasete kaldığı yerden devam etti. Milliyetçi Çalışma Partisi'nin Genel Sekreter Yardımcılığı görevine geldi.

Partiyle yol ayrımı

1991 genel seçimlerinde milletvekili adayı olan ve Sivas'tan milletvekili seçilen Muhsin Yazıcıoğlu, 1992 yılında partisiyle yol ayrımına geldi. "Siyasi anlayışımız uyuşmuyor" diyerek bir grup arkadaşıyla Milliyetçi Çalışma Partisi'nden ayrılan Yazıcıoğlu, 1993'te Kurucu Genel Başkanı olduğu BBP'yi kurdu.

Muhsin Yazıcıoğlu, 24 Aralık 1995 erken genel seçimlerde ANAP'la yaptıkları ittifakla yeniden Meclis'e girdi. 1996'da ANAP'tan istifa ederek, yeniden BBP'ye döndü.

BBP'nin seçimi protesto etmesi nedeniyle, partiden istifa eden Yazıcıoğlu, 22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan seçimlerde Sivas'tan bağımsız milletvekili olarak seçildi ve TBMM'ye girerek seçimden önce bıraktığı Genel Başkanlık görevini yeniden devraldı.

"İlk kez helikopter kiralayarak miting yapıyoruz"

BBP, tüm imkansızlıklara rağmen 2009 Mart'ında yapılacak yerel seçimlerde iddialıydı.

"Hazine'den yardım almadan siyaset yapan tek partiyiz. İlk defa helikopter kiralayarak miting yapıyoruz. Seçimlerde iddialıyız." diyen Genel Başkan Yazıcıoğlu'nun da içinde bulunduğu helikopter, 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş mitinginin ardından Yozgat'ta yapacağı mitinge giderken, Göksun ilçesi yakınlarında düştü.

Düşen helikopterde bulunan İHA Sivas muhabiri İsmail Güneş, 112 Acil Servis'i arayarak bacağının kırık olduğunu, BBP Sivas il Başkanı Erhan Üstündağ'ın sesini duyduğunu, İl Başkan Yardımcısı Murat Çetinkaya'dan ve pilot Kaya İstektepe'den ses gelmediğini, Muhsin Yazıcıoğlu'nu ise göremediğini bildirdi.

Bölgede yapılan arama çalışmaları sonrasında kazadan 48 saat sonra helikopterin enkazı ile Muhsin Yazıcıoğlu dahil 5 kişinin cansız bedeni köylüler tarafından Kes Dağı Kurudere Kanlıçukur mevkisinde bulundu.

Yazıcıoğlu, ölümünden 6 gün sonra 31 Mart 2009'da Kocatepe Camisi'nden son yolculuğuna uğurlandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki törende, Yazıcıoğlu'nun Türk bayrağına sarılı naaşının üzeri çiçeklerle donatıldı. Cenaze törenine basın mensupları dahil 700 bin kişinin katıldığı belirtildi.

Cenazesi, vasiyeti üzerine Ankara'daki Taceddin Dergahı'na gömüldü. Ölümünün ardından Muhsin Yazıcıoğlu'nun ismi Sivas'ta ve Anadolu'nun birçok şehrinde cadde, park, okul ve vakıflara verildi.

Sivaslılar emanetine sahip çıktı

Ölümünün ardından çok sevdiği memleketi Sivas, Yazıcıoğlu'nun kurduğu partisine sahip çıktı.

29 Mart 2009'da yapılan yerel seçimlerde Sivas artık Yazıcıoğlu'nun partisine emanetti.

Sivaslılar sandık başına gitti ve BBP'nin adayı Doğan Ürgüp'ü büyük bir farkla belediye başkanlığına seçti.

"Üşüyoruz Reis..."

Muhsin Yazıcıoğlu, siyasetçi kimliğinin yanı sıra şair kimliği ile de tanınıyordu. Mamak Cezaevi'nde bulunduğu dönemde yazdığı "Üşüyorum" başlıklı şiir ise ölümünden sonra adeta simge haline geldi.

Yazıcıoğlu'nun naaşının, helikopter düştükten 48 saat sonra karların üzerinde bulunması, sevenlerine "Üşüyorum" şiirini hatırlattı.

Yazıcıoğlu'nun şiirinde, "...Huzur dolu içimde / Ben sonsuzluğu düşünüyorum / Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum / Durun kapanmayın pencerelerim / Güneşimi kapatmayın / Beton çok soğuk, üşüyorum..." dizeleri yer almaktaydı.

"Namlusunu millete çevirmiş tanka selam durmam"

BBP'nin kurucu lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun, siyasi yaşamı boyunca yaptığı bazı açıklamalar siyasete damga vurdu.

1980 askeri darbesinin 7,5 yıl cezaevine mahkum ettiği Yazıcıoğlu, siyasi yaşamı boyunca darbelere her zaman karşı çıktı. 28 Şubat darbesine karşı duran liderlerden biri olan Muhsin Yazıcıoğlu'nun söylediği "Ordu gözbebeğimizdir ancak namlusunu millete çevirmiş tanka selam durmam." sözü, o dönem ve sonrasında darbelere karşı adeta simge haline geldi.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun "Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir dünya için, bu kadar fırıldak olmaya gerek yok."Firavun'a karşı çıkmak yetmez, Musa'nın yanında olmak gerekir.", "Ben devlete, millete kurşun sıkanlara değil, 'Ben okumak istiyorum' diyenlere af istiyorum." ve "Kan dökmeyi seven bir millet değiliz ancak söz konusu vatan ise dünyanın şah damarını keseriz" sözleri de siyasete damga vurdu.

Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberinde 5 kişinin vefat ettiği helikopter kazasının ardından suikast iddiaları ortaya atılsa da olay tam olarak aydınlatılamadı. Kazanın bir suikast olduğu iddiası gündemdeki yerini korurken, helikopterin enkazına 48 saat sonra ulaşılması ve bu süre zarfında yaşananlar da bu ihtimali destekledi. Kazayla ilgili açılan yargı süreci devam ediyor.