Hanefi Öksüz öncülüğünde, hizmet verdiği 6 ana sektörde, 25 fabrika, 10 bini aşkın çalışan ve yıllık bir milyar dolar cirosu ile tarımdan kâğıda, tekstilden enerjiye birçok sanayi kolunda faaliyet yürüten Kipaş Holding yerel basını misafir etti.
Şirketin tüm üst düzey yönetim kadrosunun da hazır bulunduğu geniş katılımlı toplantı, Kipaş Holding’in Kahramanmaraş’taki binasında gerçekleştirildi. Toplantıda; Kipaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hanefi Öksüz, Kipaş Holding’in başarı öyküsünü ve 2018 yılı içinde Türk ekonomisinin seyrini basın mensuplarıyla paylaştı.
Öksüz, toplantıda 2018 yılının ekonomik çalkantılarla geçtiğini, Türk ekonomisinin dayanıklı bir yapıya bürünmesi gerektiğini ve toplum olarak tasarrufa dayalı bir yaşam biçiminin benimsenmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin dünyaya olan finans bağımlılığının azaltılması için sanayi üretiminin önemine değinen Öksüz, Kipaş Holdingin çevreye duyarlı son teknoloji ürünü tesislerle yatırımlarına devam ettiğini ifade etti.
İşte Kipaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hanefi Öksüz’ün açıklamalarından önemli satır başları:
“2018 YILI EKONOMİK BAKIMINDAN BÜYÜK ÇALKANTILARLA GEÇTİ”
“2018 yılı ülkemiz ekonomisi bakımından büyük çalkantılarla geçti. Tabi Kahramanmaraş sanayisi de bundan çok etkilendi. Bunda sanayici olarak bizlerin de hataları olabilir. Ama ekonominin ve bu ekonomiyi yönetenlerinde hataları vardır. Ekonomi artık dünyada da siyasetle iç içe. Bu çok yanlış bir şey ama bunu yaşıyoruz. Biz, gemimizi her türlü fırtınaya karşı dayanıklı hale getirmemiz lazım. Bu çalkantıları Türk ekonomisinin dayanıklı olması lazım.”
“DÜNYAYA FİNANS BAĞIMLILIĞIMIZI AZALTMAMIZ LAZIM”
“Dünyada biz ülke olarak finansal ihtiyacı olan bir ülkeyiz. Yeterince paramız yok. yatırım yapmak için dünyadan finans ve kredi ihtiyacına büyük talebimiz var. Bu ihtiyacı da dünya çok iyi kullanıyor. Dünyaya finans bağımlılığımızı azaltmamız lazım. Bunun da yolu tasarruftan geçmektedir. Türkiye’de tasarruf denilen şeyi unuttuk. Toplum olarak tasarrufu bilmiyoruz. Her konuda önce ben diyoruz. Aslında önce toplum olması lazım. Şirketlerde böyle, şirket içerisinde herhangi bir yönetici önce ben dediği zaman o şirketin ilerlemesi mümkün değil. Biz de gerek gıda ve gerek enerji sarfiyatı açısından çok müsrif bir toplum olduk. Bol bol borçlanarak Avrupa’dan aldığımız kredileri de harcadık. 2 odalı evden 3 odalı evlere çıktık. Bunu da bankadan borç alarak yaptık. Tabi şimdi bu borçlar geri çağrılınca da ekonomimiz sıkıştı, döviz büyük değer kaybetti. Bunlardan sanayi çok etkilendi. Tabi biz de etkilendik. Müşterilerin birçoğu batıyor, batan müşteri para ödemeyince, hesap kitap yaptığın halde seni de zor durumda bırakıyor. Ekonomi, birbirine çok bağlı. İnşallah Türkiye bir daha böyle şeyler yaşamaz. Ama bunlardan ders almalıyız.”
“SANAYİ TESİSLERİNİ SAHİPLERİNİN SERVETİ OLARAK GÖRMEMELİYİZ”
“Kahramanmaraş’ta sanayileşmenin geliştiği birçok sektör oldu. Özellikle ihracata dönük üretim yapan büyük yatırımlar yapmalıyız. Sanayi tesislerini sahiplerinin serveti olarak görmemeliyiz. Bütün toplumun bunun ucundan tutması lazım. Zaten bu tesisler kar ettiğinde yüzde 60 vergi veriyor. O halde bizim para kazanan, ihracat yapan, istihdam yapan sanayilere ihtiyacımız var. Özel sektörün önü açılmalı. Sanayide ilerlemek için şirketleşmenin çok iyi bilinmesi lazım ve sermayenin birleşmesi lazım. Ama bu ülkede henüz ortaklık mefhumunu götürecek sanayi kültürü ve mantalitesine sahip değiliz. Verilecek her türlü kararda insanlar önce kendi menfaatini düşünüyor. Ben bu şirkette Yönetim Kurulu Başkanı olarak böyle davransam bu güne gelemezdik. Eskiden ‘siz tarım ülkesisiniz, tarım yapın’ diye yıllarca avuttular bizi. Bizim tarım toprağımız çok sınırlı. Bizim sanayileşmeden başka çaremiz yok. Son günlerde işsizlik biraz artmaya başladı. Sanayileşme dışında başka alternatifimiz yok. Başka türlü ekonomiyi düzeltemez, terörü de bitiremeyiz.”
“KİPAŞ'IN VİZYONU EN SON TEKNOLOJİ İYİ HİZMET”
“İşsizlik son günlerde artmaya başladı ben üzülüyorum. Çarpık sanayileşmeden kaçınarak sanayileşmeyi ön plana koymalıyız. Böyle yaparsak terörü de bitiririz. Savunma sanayimiz ile gurur duyuyorum. Ordumuzun yüzde 68 ihtiyacını karşılıyor. Biz de KİPAŞ olarak kurşun geçirmez kumaşla destek veriyoruz. KİPAŞ'ın vizyonu en son teknoloji iyi hizmet. Kahramanmaraş’ın ekonomisinin lokomotifi KİPAŞ. 10 bin çalışanımız bulunmakta. Kahramanmaraş’ın yüzde 40 yatırımını yapan şirket ve istihdam anlamında en çok çalışanı olan şirketiz. Aşırı Maraş milliyetçiliği olan birisiyim. Hiç bir zamanda Kahramanmaraş'ın dışında yaşamayı düşünmedin.”
“HEP İLKLERİ YAPTIK”
“Yatırım konusunda agresif bir şirketiz. Hep ilkleri yaptık. Kahramanmaraş’a ilk çimento, dokuma, boya terbiye, ilk denim tesisi yaptık. Ama Kipaş’ın vizyonu ne yaparsan yap son teknoloji ile en iyi malı üretmek. Bu bizi hep iyi noktalara taşıdı. Bu dönemde bile büyük yatırmalara imza atıyoruz. Çimentoda ısı geri kazanım tesisi kurduk. Baca gazından çıkan ısıdan 8 megavat kadar elektrik elde ediyoruz. Denim tesislerinin kapasitesini büyüttük. Büyük bir iplik tesisi kurduk. Eskişehir’e büyük bir kutu fabrikası kurduk. Şuanda da Söke’ye büyük bir kâğıt fabrikası yapıyoruz.”
“ÖNCELİĞİMİZ KAHRAMANMARAŞ”
“Geçenlerde bir vatandaşımız bir Milletvekilimizin bu yatırımdan dolayı bizi tebrik etmesine ‘Sökelilerin gözü aydın, Hanifi bey gidiyor Söke’ye yatırım yapıyor’ demiş. Bir yatırım yapılırken önemli kararlar alınmalı. Mesela ham madde yatağında olmanız lazım. İşçilik, enerji, pazar bunların hepsi çok iyi hesaplanmalı. Tabiî ki önceliğimiz Kahramanmaraş. Şimdiye kadar Kipaş bütün yatırımlarını ilimize yaptı. Ama Söke’de bizim ülkemiz. Maraş’a yapamıyorsak bu yatırımdan vazgeçmemeliyiz, gidip ülkemizin başka yerine yapmalıyız.”
“NEDEN SÖKE?”
“Neden Söke oldu? Çünkü burada toplanan kâğıtlar ancak bu tesise yeterli geliyor. İzmir büyük bir yerleşim bölgesi, Yunan adaları büyük bir turizm bölgesi. Oralardan çıkan atık kâğıtlar var. Biz onları da toplayıp kendi tesisimizde özel kâğıtlar haline getireceğiz. Orada üretilen kâğıtlar tamamen Türkiye’nin üretemediği özel kâğıtlar. O yüzden projemize stratejik yatırım belgesi verildi. Yani Yunanistan’daki ham maddeyi de biz değerlendirebileceğiz. Bu nedenle orası tercih edildi.”
“BU FARİKANIN KURULUMUNDA ÇOK FIRTINA KOPARTILDI”
“Bu farikanın kurulumunda çok fırtına kopartıldı. Tesisin çevreye zarar vereceği ve kanser edeceği yönünde. Yatırıma karşı bir zümre var. En kötü şey bilmeden konuşmak, bilmeden eleştirmek. Orada büyük bir katılımla toplantı yapıldı. Toplantıya bilgilendirme amacıyla ben gittim. Büyük bir sanayicinin kendilerle sohbet etmesine şaşırdılar. Oranın iş adamları halkın içinde değil. Söke’de kazanılan para dışarı gitmiş, oraya hiç bir şey yapmamışlar. Ama çok güzel bir toplantı oldu.”
“SÖKE’DEKİ TESİS ALMANYA’DAN FİNANSE EDİLDİ”
“Benim oraya kurduğum tesis Almanya’dan finanse edildi. Almanlar önce şunu soruyor; ‘çevre kirliğinde baca gazı ne olacak? Atık su değeri ne olacak?’ yoksa kredi vermiyor. Kipaş mensucatın atık su değeri bakanlığın verdiği iznin çok daha iyisi. Çevre Bakanlığı 830 değere kadar izin veriyor, Organizelerde 350 diyor, Almanya ise 100 değer diyor, biz de tesisi 80’e göre kuruyoruz. Çünkü Avrupa’ya kâğıt satacağız. Bu değerler olmazsa almazlar zaten. Ama oradaki vatandaşlar karşı çıkıyor, ‘Söke’nin sanayileşmesini istemiyoruz’ diyor. Biz bütün algıyı orada değiştirdik. Anlatıp, izah ettiğiniz zaman insanlar konunun farkına varıyor. Oradaki kazanda öyle bir teknoloji var ki; kendi atığını yakıyor.”
“ÇEVRE ÖNEMLİ, TEKNOLOJİDE ÖNEMLİ”
“Günde bin 500 ton kâğıt harcıyoruz. İçinden ne kadar plastik atık çıkıyor biliyor musunuz? Yüzde 10, yani 150 ton plastik çıkıyor, metal çıkıyor. Bütün bunları kurulan kazanda yakıyoruz. Yani çevre önemli, teknoloji de önemli.”
“TÜRKİYE’DE ÇOK AZ ŞİRKET BUNU YAPIYOR”
“Biz, Kipaş olarak Hermes Kredilerini aldık. Direk Avrupa bankalarıyla çalışıyoruz. Türkiye’de çok az şirket bunu yapıyor. Belli bir büyüklüğe ulaştığınızda bunları kullanabiliyorsunuz. İnşallah o tesis tamamlandığında Türk ekonomisine yarım milyar dolardan fazla cari açığımıza faydası olacak. Kipaş olarak heyecanla yatırımlarımıza devam ediyoruz.” Haber - Kenan Onaran