Batı Asya Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu, Anayasa Mahkemesi’ne “HDP’nin kapatılması için daha ne olması gerekiyor” sorusunu yönelterek 29 Nisan 2017'de etkisiz hale getirilen Volkan Bora'nın cep telefonunda yapılan incelemede HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel ile terör kampında çekilmiş fotoğrafların dahi HDP’nin kapatılması için yeterli olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Yardımcıoğlu yaptığı açıklamada, TBMM çatısı altında milletvekili olarak hem devletten aylık alması hem de teröristler sarmaş dolaş olmalarının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Yeniden Refah Partisi Kahramanmaraş teşkilatından İsrail’e elçilik açılmasına tepki! Yeniden Refah Partisi Kahramanmaraş teşkilatından İsrail’e elçilik açılmasına tepki!

 HALA ANAYASA MAHKEMESİ NEYİ BEKLİYOR?

Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: 

“Bir terörist ölüsünün cebinden çıkan telefonda pkk milletvekilinin pkk kampında çekilmiş resmileri çıkıyor. Gayet muhabbetliler. Gayet sıcak resimler bunlar.

Hala Anayasa Mahkemesi neyi bekliyor?

Bu aziz milletin verdiği vergiler neden bu vatan hainlerine maaş ve diğer özlük hakları olarak ödenmeye devam ediyor.

Bir tarafta asgari ücretle hayatını idame ettirmeye çalışan mazlum ve devletine bağlı aziz millet ve diğer tarafta bu kudurmuş varlıklar…

Anadolu deyimiyle taşlar bağlanmış ve köpekler serbest bırakılmış…

Canına kasteden bir düşmanın yaşatılmaya çalışılması ve yaptığı kanlı eylemlerin görmezden gelinmesi dünyanın hiçbir yerinde vaki değildir ve olamaz da.

Anayasa mahkemesi, Türkiye Cumhuriyeti devletinin anayasa mahkemesi değil mi? Devlet olmazsa anayasa kalır mı? Devlet olmazsa anayasa mahkemesi kalır mı?

Neden hala aylakça zaman harcanarak bu vatan hainlerine gereken yasal işlemler yapılmıyor, kapatılma, milletvekilliklerinin düşürülmesi, hazine yardımlarının kesilmesi işlemlerinin uygulanması evresine geçilmiyor?

Ey Anayasa Mahkemesi ve Çok Kıymetli Üyeleri; Sizin çocuklarınız bu vatan hainlerinin sıktığı kurşunlarla hayatlarını kaybetmedikleri için mi bu kadar bekliyorsunuz!

Neyi bekliyorsunuz ve neden bekliyorsunuz?”