30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100’üncü yılı, SANKO Üniversitesi’nde törenle kutlandı.

SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, “100’üncü gurur yılını kutladığımız Büyük Taarruz’un Başkomutanı Büyük Önder Atatürk’ü anlamak için Nutuk’u okumak gerekir” dedi.

Anadolu Toplantı Salonunda, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende konuşan Rektör Prof. Dr. Dağlı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, askeri dehaya sahip büyük bir lider olduğunun altını çizdi.

Kahramanmaraş'tan Dünya'nın diğer ucuna hizmet ihracatı yapıyorlar! Kahramanmaraş'tan Dünya'nın diğer ucuna hizmet ihracatı yapıyorlar!

Lider olmanın sadece ekibin aynı yöne hareket etmesini sağlamak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, “Lider, ekibi motive eden, ekibini aynı düşünce etrafında toplayabilen ve onları aynı hedefe doğru yöneltebilen kişidir. Mustafa Kemal Atatürk gibi büyük bir lidere sahip olmak bizler için büyük bir onurdur” diye konuştu.

SANKO Üniversitesi Ortak Dersler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şahin Abdullah Sırmalı da “Kurtuluş Yolu” konulu sunum yaptı. 

Sakarya Meydan Muharebesi’nin Kurtuluş Savaşı için bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sırmalı, “Sakarya Meydan Muharebesi düşman ordusu için sonun, Türk ordusu için İzmir'e uzanacak Kurtuluş Yolu’nun başlangıcı olmuştur” ifadelerini kullandı.

Büyük Taarruz öncesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı planlar ve aldığı kararların kurtuluşa giden yolu belirlediğini anımsatan Prof. Dr. Sırmalı, şöyle devam etti:

“Büyük Önder’in şu tespitleri çok önemli; ‘Düşmana taarruz için üç vasıtanın yeterli olduğunu görmek gereğini duyuyorum. Birincisi milletin kendisidir. Milletin varlığı ve istiklali için gönlünde, vicdanında belirmiş olan istek ve emellerin sağlamlığıdır. İkincisi, milleti temsil eden meclisin göstereceği kararlılık ve yiğitliktir, üçüncüsü ise milletin silahlı evlatlarından oluşan ordumuzdur.’ Zaferin yol haritası budur.”

BÜYÜK TAARRUZ PLANI AKŞEHİR’DE BİR FUTBOL MAÇINDA YAPILDI

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Konya'ya gelen İngiliz General Charles Vere Ferrers Townshend ile görüşmek için Ankara'dan ayrılıp 23 Temmuz 1922 akşamı Akşehir'deki Batı Cephesi Karargahı'na, ardından ise 24 Temmuz’da Konya'ya geçtiğini hatırlatan Prof. Dr. Sırmalı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Büyük Önder, General Townshend'le görüştükten sonra 27 Temmuz 1922'de Akşehir'e döndü. Akşehir'de önce, 27-28 Temmuz gecesi Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ve Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü ile görüştü. 28 Temmuz’da oynanacak futbol maçını izleme bahanesiyle ordu ve kolordu komutanlarını Akşehir'e çağırdı.

Savaş kararını futbol maçında alan Mustafa Kemal Paşa, 17 Ağustos’ta cepheye giderken Ankara’daki yabancı temsilciler fark etmesinler diye tüm dünya ajanslarına, ‘21 Ağustos 1922 Çankaya'da Çay Partisi Verilecek’ haberi geçmişti.”

“Büyük zaferin sırrı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, üç savaş vasıtası dediği milleti, meclisi, orduyu olabildiğince iyi hazırlaması ve iç cepheyi olabildiğince sağlamlaştırmasıydı” diyen Prof. Dr. Sırmalı, şunları kaydetti:

“Ordunun o dönemde ihtiyaçları ve eksikleri tamamlanmak üzereydi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün taarruz kararını Cephe Komutanı, Genelkurmay Başkanı ve Milli Savunma Bakanı biliyordu. Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, 6 Ağustos 1922'de orduya gizli olarak taarruza hazırlık emrini verdi."

BÜYÜK ÖNDER ÇAY ZİYAFETİ BAHANESİYLE SEFERE ÇIKTI

Cepheye hareket günü Ankara’da herkesin çay ziyafetine gittiğini anlatan Prof. Dr. Sırmalı, sözlerini şöyle tamamladı:

“Büyük Önder, sefer kıyafetlerini giyerek annesi Zübeyde Hanım’a vedaya gidip, elini öperek, izin ister. Atatürk, annesinin nereye sorusu üzerine ‘Çay ziyafetine’ cevabını verir. 'Bu kıyafet ziyafete mahsus değil' diyen Zübeyde Hanım, Büyük Önder’in sefere gideceğini anlar ve bunun üzerine şöyle bir mektup yazar: ‘Oğlum seni bekledim, dönmedin. Çay ziyafetine gideceğini söyledin. Ama ben biliyorum, sen cepheye gittin. Sana dua ettiğimi bilesin. Harbi kazanmadan dönme.’

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve cennet vatanımız uğruna canlarını vermekten çekinmeyen isimsiz kahramanlar, Büyük Taarruz’a giderken arkalarında gözü yaşlı ama umut dolu aileler bıraktılar. Büyük bir gururla kutladığımız 30 Ağustos Zaferinin 100’üncü yılında tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anarak, önlerinde saygıyla eğiliyoruz.”

Tıp Fakültesi 2’nci Sınıf Temsilcisi Mehmet Salih Çevik’in sunumu ile düzenlenen törene, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Metin Bayram, Genel Sekreter Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayşen Bayram, SANKO Üniversitesi Hastanesi Mesul Müdürü Dr. Suat Özerbaş, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.