Psikolog Gözde Kıratlı, Çocuğu Okula Başlayacak Ailelere Uyarılar

SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu Gözde Kıratlı, çocuğu okula başlama yaşına gelen ailelerin, aile ortamında yaşa ve doğru gelişim düzeyine uygun olarak bağımlılıktan bağımsızlığa doğru çocuğun yaşam becerilerinin gelişmesine izin vermeleri gerektiğini söyledi.

Sağlık 08.09.2019, 10:21 Editör
Psikolog Gözde Kıratlı, Çocuğu Okula Başlayacak Ailelere Uyarılar

Kıratlı, çocuk için okula başlamanın; alışmış olduğu, güvende hissettiği aile çevresinden ilk kez ayrılması, yeni yaşamsal beceriler, duygusal, zihinsel, fiziksel bir olgunluk düzeyi gerektiren bir geçiş süreci olduğunu kaydetti.

Okul hayatının, uyulması gereken yeni bir düzen, yerine getirilmesi gereken yeni sorumluluklar, kendini ve çevreyi keşfetmesi gereken yeni bir sosyal çevre anlamına geldiğini belirten Kıratlı, “Çocuğun okulun ilk gününde neler yaşadığını anlamaya çalışalım. Bir çocuğun yanında bakım vereni olmadan yeni tanışacağı insanlarla, yabancı bir ortamda kalmaktan endişelenmesi doğal mıdır değil midir” dedi.

Çocuğun beyin gelişimi henüz tamamlanmadığı için duygu düzenleme ve dil becerisinin bir yetişkininki kadar iyi olmadığını ve soyut düşünme becerisine ise henüz geçmediğini anlatan Kıratlı, şöyle devam etti:

“Dolayısıyla yaşadıklarını bir yetişkininki kadar iyi anlamlandıramaz. Duygularını tanımayan çocuklar bunu nasıl ifade edeceğini bilemez ve yaşadıkları zorluğu daha çok ‘ben okula gitmek istemiyorum’ gibi bağımlı davranışlar, ‘karnım ağrıyor, uyumak istiyorum, ağlama’ gibi kaçınmacı davranışlar ya da saldırgan tepkilerle dışavururlar.

Her çocuk böyle değildir. Okula başlama yaşından önce ‘Anne ben okula gitmek istiyorum’ diyen çocuklar da vardır. Yeni ortama kimi daha kolay adapte olur kiminin ise adapte olması daha uzun bir zaman alabilir ama önünde sonunda çocuk okula uyum sağlar. Çocuğun okul için ne kadar hazır olduğu başarısını etkiler.”

UYUM SÜRECİ

Uyum sürecinde, çocuklarda görülen kaygılı mizaç özelliğine değinen Kıratlı, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Çocuğun ebeveynleriyle güvenli bağlanma geliştirememiş, güvensiz bağlanan, yani kaygılı, korkulu, kaçıngan bağlanma stili geliştirmiş olması ve buna bağlı olarak uyum sağlamaya çalışırken çevreye duyduğu güvensizlik, ebeveynlerinden en az birinin aşırı koruyucu tutumuna bağlı olarak çocuğun özerklik ihtiyacının karşılanmamış, bağımlı özellikler geliştirmiş ve kendi baş etme becerilerine olan inancının zayıf olması ya da esnek tutumlarla uygun sınırlar konulamamış çocuklar uyum sürecinde kurallara uymakta zorluk yaşayabilir.

Çocuğun okula uyum ve başarısını öğrenme kapasitesi, ilgisi, sağlık durumu, bulunduğu sosyal çevrenin refah düzeyi, talihsiz ya da iyi geçirdiği okul öncesi deneyimi de etkileyebilir. Bunların yanı sıra aile bir kriz dönemi atlatmışsa, yeni bir eve veya şehre taşınma gibi durumlar yaşanmışsa çocuk yeni ortama girmek için hazır hissetmeyebilir. Ailede varsa yeni doğan kardeş, çocuk ebeveyninden sevgiyi ve ilgiyi kaybetmekten endişelendiği için evden ayrılmak istemeyebilir.

Okula başlangıç aşamasında çocuğun, okula gidiş yolunda algıladığı tehlikeler, okul içerisinde kaybolabileceğine dair endişesi, sınıfın kalabalık oluşundan ötürü ürkmüş olması, ailesinin onu söylenilen saatte almaya gelmeyeceğine, bineceği servisi bulamayacağı, okulda yalnız kalabileceğine dair endişeleri olabilir. Bunun yanı sıra kendi okuldayken evde neler olduğu, ebeveynlerinin onu özleyip özlemediği, oyuncaklarına bir şey olup olmayacağı, tuvaleti gelirse ne yapacağı, arkadaşı olup olmayacağı vb. konularda kaygılar duyabilir.”

AİLE NE YAPMALI

“Çocuğun okula başlama zamanı, değiştirmesini istediğiniz alışkanlıklarından bir anda vazgeçirmeye çalışmak için uygun bir zaman değildir. Bu zamana kadar çocuğunuzla birlikte uyumuşsanız, yatağınızı ayırmak için okula başlama zamanını beklemeyin. Bu bağımlı davranışından kurtulması için onu bu sürecin öncesinde destekleyin” diyen Kıratlı, şöyle konuştu:

“Okula uyum sürecinde çocuğun o zamana kadar yaşadıklarının dışa vurumu söz konusudur. Aile ortamında yaşa ve gelişim düzeyine uygun olarak bağımlılıktan bağımsızlığa doğru çocuğun yaşam becerilerinin gelişmesine izin verilmelidir. Böylelikle çocuk okula uyum sürecini daha kolay geçirir, daha mutlu bir öğrenci olur. Çocuk için sadece iyi ve uygun bir okul seçmenin ya da okul için gerekli malzemelerin alınmasının okula hazırlık anlamına gelmediğinin farkında olunması lazım.

Çocuğun uyum sürecini kolaylaştırmak için, çocuğun okul alışverişini birlikte yaparak okul süreciyle ilgili karar verme ve sorumluluk alması desteklenebilir. Bunun yanı sıra, koşulların ne olacağını çocuğa açıkça anlatmak gerekir. Sabah kaçta uyanacağı, okulun saat kaçta açılıp kapanacağı, okula nasıl gidip geleceği gibi bilgilerin çocuğa önceden verilmiş olması çocuğun tanıdık olduğu durumlarla daha rahat başa çıkmasını sağlar.

Çocuğu ilk gün okuldan ailenin alması, ikinci gün servisle gidip gelmesi basamak basamak sürece alıştırılması yeterlidir. Ebeveyn de bu süreçte kuruma güvendiğini belli edip çocuğu iç huzuruyla okula ve öğretmenlerine emanet ederek okuldan ayrılmalıdır. Çocuk gün geçtikçe okul ortamını tanıdıkça güvende hissedecek, ebeveyninin okulda onu bırakıp gitmesine ilk zamanlarda olduğu gibi tepki vermeyecektir.”

AİLELER NE YAPMALI

Ebeveynlerin çocuklarının endişeli tutumları karşısında sakin bir duruşla yaklaşmaları gerektiğini vurgulayan Kıratlı, “Çünkü endişeli mimikleri olan telaşlı bir anne çocuğa aslında sakin kalabilirsin mesajını vermemiş olur” ifadelerini kullandı.

Ebeveynlerin çocuklarla okul hakkındaki beklentileri üzerine konuşarak gerçekçi beklentiler oluşturabileceğine dikkat çeken Kıratlı, ailelerin yapmaları gerekenleri şöyle özetledi:

“Örneğin; ‘Şu derste sıkıldım’ diyen bir çocuğa, derslerin ilgi alanları doğrultusunda ona bazen sıkıcı ya da keyifli gelebileceği, bunun ilgi alanlarını keşfetmek için bir fırsat olabileceği anlatılabilir. Ya da ‘Ders yapmak yerine oyun oynamak istiyorum’ diyen bir çocuğa okul sorumluluklarını almanın ilk başta biraz zor gelebileceği, zamanla bu duruma daha iyi uyum sağlayabileceği ve zamanı daha iyi yöneterek hem sorumlulukların hem oyun için gerekli zamanı nasıl yaratabileceği tartışılabilir.

Aile üyeleri kendi okul deneyimlerini çocukla paylaşabilir, çocuklar bundan çok hoşlanırlar. Bu onları size yaklaştırır, kendilerini anlaşılmış hissettirerek kendi yaşadıklarının normal bir süreç olduğunu düşündürür. Çocuk okuldan döndüğünde sınıf ortamında nelerin hoşuna gidip gitmediğini konuşarak kaygısını dışa vurmasını sağlamak ve zorlandığını durumlara yönelik alternatif çözüm yollarını tartışmak baş etme becerisini güçlendirir.”

EĞİTİMCİLER NE YAPMALI

Bu süreçte eğitimcilerin tutumunun da çok kritik rol oynayacağının altını çizen Kıratlı, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çocukları ebeveynlerinden bir anda uzaklaştırarak yalnız kalmaya zorlayıp onlarda öğrenilmiş çaresizlik yaratmamalıdırlar. Çocuğun ilk ayda, öğretmen, sınıf arkadaşları, okul sistemi ile bağ kurana kadar ebeveynlerinin ulaşılabilir olduğunu bilmeye kaygılı ve güvensiz hissettiğinde onlar tarafından duygusunun düzenlenmesine ihtiyacı vardır.

Çocuğunuzun okul hayatıyla ilgilenmek sadece eğitimiyle ilgilenmek anlamına gelmez. Çocuğun okul hayatı arkadaşlarını, okul şakalarını, servis anılarını, öğretmenlerini ve derslerini de kapsar. Bu anlamda çocuğun okulla ilgili sadece ödevlerine, yerine getirmesi gereken sorumluluklarına ve uyması gereken kurallara odaklanmanız doğru olmaz.

Okul sorumluluklarının yerine getirilmesiyle ilgili ebeveynlerin öğretmenleri bir tehdit unsuru olarak kullanmaması, eğer varsa çocuğun dikkat eksikliği ve hiperkativite bozukluğu gibi psikiyatrik bir tanısı bu durumun rehberlik birimine ve sınıf öğretmeniyle bildirilerek işbirliği yapılması önemlidir. Bu süreçte eğitimcinin uyum süreci ile ilgili bilgili olması çocuğun, kendine saygı ve güven duyması için gerekli olan uygun öğretmen tutumunu sergilemesi, sevgi, saygı, işbirliği, hoşgörü, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma davranışlarını özendirmesi önemlidir.”

Yorumlar (0)
banner82
açık
banner62
Günün Anketi Tümü
Kahramanmaraş'ın En Önemli Sorunu Sizce Nedir?
Kahramanmaraş'ın En Önemli Sorunu Sizce Nedir?
Namaz Vakti 19 Kasım 2019
İmsak 05:45
Güneş 07:09
Öğle 12:23
İkindi 15:03
Akşam 17:26
Yatsı 18:45
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 11 21
2. Fenerbahçe 11 20
3. Trabzonspor 11 19
4. Alanyaspor 11 19
5. Başakşehir 11 19
6. Galatasaray 11 19
7. Malatyaspor 11 18
8. Beşiktaş 11 18
9. Gaziantep FK 11 15
10. Çaykur Rizespor 11 14
11. Göztepe 11 13
12. Konyaspor 11 13
13. Kasımpaşa 11 12
14. Denizlispor 11 11
15. Antalyaspor 11 11
16. Gençlerbirliği 11 10
17. Ankaragücü 11 9
18. Kayserispor 11 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 11 21
2. Fatih Karagümrük 11 19
3. Ümraniye 11 18
4. Balıkesirspor 11 18
5. Akhisar Bld.Spor 11 18
6. Erzurum BB 11 18
7. Keçiörengücü 11 18
8. Bursaspor 11 17
9. Menemen Belediyespor 11 17
10. Altay 11 15
11. Adana Demirspor 11 12
12. İstanbulspor 11 12
13. Giresunspor 11 12
14. Boluspor 11 10
15. Osmanlıspor 11 10
16. Adanaspor 11 8
17. Altınordu 11 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Liverpool 12 34
2. Leicester City 12 26
3. Chelsea 12 26
4. Man City 12 25
5. Sheffield United 12 17
6. Arsenal 12 17
7. M. United 12 16
8. Wolverhampton 12 16
9. Bournemouth 12 16
10. Burnley 12 15
11. Brighton 12 15
12. Crystal Palace 12 15
13. Newcastle 12 15
14. Tottenham 12 14
15. Everton 12 14
16. West Ham 12 13
17. Aston Villa 12 11
18. Watford 12 8
19. Southampton 12 8
20. Norwich City 12 7
Takımlar O P
1. Barcelona 12 25
2. Real Madrid 12 25
3. Atletico Madrid 13 24
4. Sevilla 13 24
5. Real Sociedad 13 23
6. Athletic Bilbao 13 20
7. Getafe 13 20
8. Granada 13 20
9. Valencia 13 20
10. Osasuna 13 19
11. Villarreal 13 18
12. Levante 13 17
13. Real Valladolid 13 17
14. Deportivo Alaves 13 15
15. Eibar 13 15
16. Mallorca 13 14
17. Real Betis 13 13
18. Celta de Vigo 13 9
19. Espanyol 13 8
20. Leganés 13 6
Günün Karikatürü Tümü
banner113