COVID-19 pandemisi sırasında okulları kapanan 1 milyarı aşkın öğrenci, derslerin çevrimiçi yapıldığı dönemde, sosyalleşmekten de mahrum kaldı. Oysa okul dışı sosyal etkinlikler, erken yaşlardan itibaren bireylerin çok yönlü gelişiminde, en az okuldaki müfredat ve etkinlikler kadar etkiye sahip.

Pandemi koşullarına göre, kimileri okula gidebilen, kimileriyse neredeyse 1,5 yıl boyunca evden online derslerle yetinen çocuklar, sosyal etkinliklerden de uzak kaldı. SosyalBen Vakfı’nın Koç Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Sürdürülebilir Kalkınma UNESCO Kürsüsü işbirliğinde hayata geçirdiği Müfredat Dışı Eğitim ve Gelişim Raporu, müfredat dışı aktivitelerin çocuklarla gençlerin eğitim ve gelişimlerine önemli katkıları olduğunu ortaya koyuyor.

SANKO okulları öğrencisi eskrimde Türkiye beşinci oldu SANKO okulları öğrencisi eskrimde Türkiye beşinci oldu

Müfredat dışı aktivitelerin, çocukların kendilerini tanıması, yeteneklerini keşfetmesi ve sosyal olarak gelişmesi açısından önemli olduğuna dikkat çeken YÖM Aile Etkileşim Merkezi Koordinatörü Bülent Aslan, “Özellikle ülkemizde sosyal etkinliklere katılmanın çocukların akademik performansını olumsuz etkileyeceğine ve ders çalışma vakitlerini azaltarak başarılarını düşüreceğine yönelik bir önyargı var. SosyalBen Vakfı’nın araştırmasının da gösterdiği gibi; dans, müzik, oyun, yaratıcı yazarlık, resim, kısa film, spor, icat, fotoğrafçılık gibi çocukların okul sonrasında ya da hafta sonlarında katılabildikleri sosyal etkinlikler, yaratıcı düşünce ve zihinsel gelişimi destekleyerek çocukların ders başarılarına ve notlarına da olumlu katkıda bulunuyor. Sosyal mesafe kurallarını korunarak yeniden gerçekleştirilmeye başlayan etkinlikler, çocukları yeniden akranlarıyla bir araya getirip hayata bağlarken, akademik başarılarına da olumlu etkide bulunuyor” dedi.

Sosyal etkinlikler çocuk ve gençlerde olumlu psikolojik etkiler yaratıyor

“Ders dışı etkinlikler, toplumsal yaşam için son derece önemli beceri ve yeterliliklerin gelişmesine olanak sağlamakla birlikte, özsaygı, özdenetim gibi olumlu psikolojik etkilerle öğrencilerin kendilerini gerçekleştirebilmelerine yardımcı oluyor” diyen Bülent Aslan, sözlerine şöyle devam etti: “Milli Eğitim Bakanlığı’nın Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği çerçevesince, öğretim programlarının yanında öğrencilerde özgüven ve sorumluluk duygusu geliştirmeye, yeni ilgi alanları oluşturmaya, onlara milli, manevi, ahlaki, insani ve kültürel değerleri kazandırmaya yönelik bilimsel, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda öğrenci kulübü ve toplum hizmeti kapsamında gerçekleştirilen tüm etkinlikler ders dışı etkinliklerin içeriğini oluşturuyor. Biz de YÖM Aile çatısı altında düzenlediğimiz atölyelerle, hem öğrencilerin hem de ailelerinin gelişimine katkıda bulunuyoruz.”

İstanbul ve İzmirde çocuk ve öğrenciler için atölyeler

2013 yılında Yenilikçi Öğrenme Merkezi (YÖM) ve 2016’da YÖM Okulları’nı kuran deneyimli eğitimciler Göknur ve Kayhan Karlı’nın, yaptıkları her işi, sosyal anlamda iz bırakacak, topluma fayda sağlayacak şekilde planladıklarını söyleyen YÖM Aile Etkileşim Merkezi Koordinatörü Bülent Aslan, “Sosyal bir girişim olan YÖM Okulları’nın benimsediği felsefeyi, müfredat dışında kalan beceri ve sanat odaklı aktivitelerle YÖM Aile çatısı altında okul dışına taşıdık. Böylece YÖM’ün mutfağında hazırlanan nitelikli içerikleri, YÖM öğrencisi olmayanlar için de erişilebilir kıldık” dedi. Sanat, spor, teknoloji, ekoloji, psikoloji ve farkındalık (mindfulness) odaklı atölyelerle hem çocuklara hem de ebeveynlere hitap ettiklerini belirten Bülent Aslan, “İstanbul Kadıköy’de ve İzmir Güzelbahçe’de keyifli bir öğrenme ortamında çocuklar ve aileleriyle buluşuyoruz. Atölyelerimizi ağırlıklı olarak hafta sonlarında düzenliyoruz. Hafta içi akşam saatlerinde yalnızca ebeveynlere yönelik seanslarımız da bulunuyor. İlk ve ortaokul çağındaki çocukların bilişsel, sosyal ve duygusal açıdan iyiliklerini gözeterek kurguladığımız atölyelerle, zamanın ruhunu yakalamak için ihtiyaç duydukları entelektüel düzeye erişmelerini ve kendilerini gerçekleştirecek donanıma ulaşmalarını hedefliyoruz” dedi.

Yaşam boyu öğrenme ilkesini gözetiyor

“Atölyelerin önemli bir kısmını ebeveyn-çocuk ilişkisini pozitif etkileyecek, nitelikli zaman geçirirken eğlenmelerini sağlayacak şekilde aile-çocuk atölyeleri olarak planlıyoruz” diyen Bülent Aslan, yaşam boyu öğrenme ilkesini gözeterek tasarladıkları atölyelerden bazı örnekler verdi: “YomAile.com'dan online kayıt aldığımız etkinliklerin arasında satrançtan yaratıcı dramaya, ritimden yogaya hayatı merkeze alan pek çok farklı atölye var. Çamurdan tasarımlar yaptığımız gibi, dijital tasarım yapmayı da öğreniyoruz. Sağlıklı beslenme çantası hazırlamayı, komposto yöntemiyle atıklarımızı dönüştürmeyi öğreniyoruz. Çocuk ve ebeveynlerin bir arada olduğu etkinliklerimizle, her iki tarafın birbirini gözlemleyerek öğrendiği, anne-baba-çocuk arasındaki bağın sürekli güçlendirildiği ortamlar sunuyoruz.”