Kahramanmaraş'ta kadınlar, bayram sofralarını Osmanlı'dan miras kalan "Maraş çöreği" ile tatlandırmak için kolları sıvadı.

Tuzlu, şekerli, cevizli, üzümlü, pekmezli hazırlanan ve özellikle taş fırınlı işletmelerde yapılan Maraş çöreği, kent için önemli bir bayram geleneğini oluşturuyor.

Osmanlı Dönemi'nden bu yana üretilen çörek, yöre halkı için Ramazan Bayramı'nın vazgeçilmezleri arasındaki yerini koruyor.

Bayram öncesi bir araya gelen Maraşlı kadınlar, imece usulü hazırladıkları çörekleri taş fırınlara götürüyor.

Yılda iki defa bir araya gelerek Maraş çöreği yapan kadınlar, bu geleneği çocuklarına da öğretiyor.

Şerife Maraklı, AA muhabirine, ramazanın 15'inci gününden itibaren fırınların çörek için yakıldığını anlattı.

Komşuların çörek yapımı için seferber olduğunu belirten Maraklı, "Komşularımız ve akrabalarımızla birbirimize yardım ederek çöreklerimizi hazırlıyoruz. Doğal yöntemlerle fazla fazla yapıyoruz. " dedi.

Ülbiye Koca da eş, dost, akraba yardımlaşarak Maraş çöreği yapmanın sevincini yaşadıklarını ifade etti.

- "6 ay geçse de bozulmaz"

Fırıncı ustası 64 yaşındaki Mehmet Koca ise bu çöreklerin 6 ay geçse bile bozulmayacağını söyledi.

İmece usulü çörek yapımının çok eski bir gelenek olduğunu dile getiren Koca şunları kaydetti:

Başkan Şentürk Ahilik kavramını gelecek nesillere aktarıyor Başkan Şentürk Ahilik kavramını gelecek nesillere aktarıyor

"Fırın yandığı zaman sırayla herkes çöreğini yapar. Çörek yapmaya gelenler birbirine yardım eder. Bizim çörekler doğal, çarşıdan aldıklarımızı yiyemiyoruz. Bazı vatandaşlar çöreğin içine şeker atar, tereyağı, zeytinyağı atar. Ramazanın ortasında fırınlarımızı yakarız. Komşular, akrabalar şehir merkezinden eş dostlar gelir burada çöreklerini yaparlar sonra da giderler."