Vatan Aşıklarınmın Yalnızlıkları - 5

Abone Ol

5. EMİN BOZOĞLU

Unuttuğumuz son kahramanlarımızın hazin hikâyesi

1956 yılında o zamanki unvanıyla     Yerli Otomobil fikrini oraya koyan Doç.Dr. Necmettin ERBAKAN’dır.  Yerli motor üretmek için Gümüş Motor AŞ’ni kurdu. İlk olarak pancar motorlarını (Gümüş Motor) üretti. Bu motorlar artı 40 derecede çalışma gücüne sahipti. (İthal edilen motorlar ise artı 10 derecede yanıyordu.) 1960 Sanayi Kongresinde ürettiği motorun sunumunu yaparken yerli otomobilin üretilme fikrinide ortaya koydu. 27 Mayıs darbesinin Cumhurbaşkanı Cemal GÜRSEL ve komite üyeleri tarafından beğenildi. Üretimi için hemen 16 Haziran 1961 tarihinde yerli otomobil yapılması için harekete geçilmesi istendi. Bir tanesini ise 29 Ekim Cumhuriyet Bayramına erişmesini ve törene yerli arabayla gitmek istiyordu. Fakat bayrama 4,5 ay vardı. Elde ne Fabrika, ne Mühendis ve nede Teknisyen vardı. Madde olarak düşünülürse bunu yapmak imkânsız görünüyordu. Lakin Milletin azmi bu olumsuzluğu olumlu hale getirdi. Hemen teknik heyet oluşturuldu.

DDY Genel Müdür Yardımcısı Yük. Müh. Emin BNOZOĞLU bir grup elemanlar bir araya gelerek biz bunu  %100 yerli yaparız diyerek işe koyuldular.  Fakat işin başında Emperyalizmin maşaları hemen düğmeye basarak yaygaraya başladılar. “Biz kimiz ki otomobil yapacağız” diyorlardı.

Bir gün BOZOĞLU’nun evine bir telefon geliyor. Telefonu oğlu Atilla Bozoğlu açıyor. Karşıdaki şahıs “ Söyle babana biz kim otomobil yapmak kim, Milletin parasını boşu boşun sebil ediyor, garip gurebanın, tüyü bitmemiş yetimin parasını yiyor. Biz doğru dürüst at arabasını yapamıyoruz, nerede kaldı otomobil”.diyorlardı.  Kahramanlarımız buna kulak asmadılar. Sivas DDY CER Atölyesi merkez olmak üzere, Eskişehir, Ankara, Adapazarı tesislerinde çalışmaya koyuldular. Evlerine gitmediler gece gündüz çalışmalarını sürdürdüler.

Ve başardılar. Çok güzel 2 Adet DEVRİM Otomobiline 28 Ekim akşamı trene yükleyip Ankara’ya yolladılar. Cumhurbaşkanının bineceği siyah otomobilin cilasını da yolda yaptılar. Onlar uyumadılar ve başardılar ama düşmanda uyumuyordu. Kimden bu fikrin geldiği bilinmiyor “Tren buharlı olduğu için bir kıvılcım otomobilin benzinini tutuşturur diye benzinini boşatıyorlar. Sadece biraz yürüyecek kadar benzin bırakıyorlar. İndikten sora koyalım “ dedi. Sıhhiyede indiler ve benzin koymayı unuttular. İki otomobil motosikletli trafik polisi eskortluğunda yola çıktı. Benzin durumundan haberleri olmadığı için benzin istasyonuna uğramadan yola devam ettiler. TBMM’nin önüne gelindiğinde alelacele getirilen benzin ilk otomobile konuldu. İkinci otomobile tam benzin konulacakdıki, Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel ön koltukta yerini almıştı. 100m gittiğinde otomobil durdu. Paşa sordu “ ne oldu” Benzin bitti diye cevap verdiler.

Olsun! Paşayı diğer otomobile bindirip, hipodromdaki törene katılmasını sağladılar. Bu olay otomobil yapılmadığını gösteren ve bu işten vazgeçilmesini gerektiren önemli bir olay değildi. Ama öyle olmadı. Emperyalistlere gün doğmuştu. Ertesi gün gazetelerde Cumhurbaşkanının otomobille törene katıldığı yazılmadı. Sadece “DEVRİM Otomobili 100 metre gitmeden bozuldu” dediler ve uzun uzadıya o kadar çok alay ettiler ve aleyhte büyük bir baskı oluşturdular. Ne yazık ki Devletin başındakiler bu şer güçlere teslim oldular. Hâlbuki kendileri bir dikta yönetimiydi istedikleri şekilde hareket ediyorlardı. Maalesef bu kutlu teşebbüs emperyalizmin ihanetiyle doğmadan ölmesine sebep oldular. Hâlbuki o tarihlerde Kore’nin HUNDAİ’si, İran’ın SAMANDI, Hindistan’ın TATA’ si nede Çin’in CHERRY’si vardı. Otomobil sanayisinin alt yapısını oluşturan Gümüş Motor Fabrikası’da kapatılarak tarihin derinliklerine gömüldü.

Başta Nuri DEMİRAĞ, Vecihi Hürkuş,  Nuri KILLIGİL ve Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN, Emin BOZOĞLU ve ekibi olan Milli Kahramanlarımızı rahmetle minnetle anıyorum.