KİÜ’de 2021 Yunus Emre ve Türkçe Yılı Etkinlikleri

Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi (KİÜ) tarafından, 2021 Yunus Emre ve Türkçe Yılı dolayısıyla “Yunus Emre ve Dünya Dili Türkçe, Yunus Emre’nin Sözlü Kültürümüze Katkıları” konulu çevrimiçi konferans düzenlendi.

Kahramanmaraş 26.05.2021, 19:35 Editör
KİÜ’de 2021 Yunus Emre ve Türkçe Yılı Etkinlikleri

KİÜ Rektörlük Ortak Dersler Bölümü Türk Dili ve Edebiyatı Öğr. Gör. Dr. İpek Taşdemir tarafından KİÜ youtube kanalı üzerinden verilen konferansta, Yunus Emre’nin hayatı, halk üzerindeki etkileri, Türkçeye ve sözlü kültürümüze yaptığı katkılar anlatıldı.

Yunus Emre’nin, 13 ve 14. yüzyıllarda yaşadığını anımsatan Taşdemir, Anadolu halkının Yunus’u, benimsemesi, çok sevmesi ve kendisine mal etme çabası bulunduğunu, bu nedenlerle de Yunus’un Anadolu’nun birçok şehri ile beraber anıldığını kaydetti.

Sözlerinin başında Yunus Emre’nin eğitim hayatı ile ilgili bilgiler veren Taşdemir, “Yunus’un şiirlerindeki zenginliğe ve hayal dünyasına baktığımızda, bunları medrese eğitimi ile edindiği açıktır. Yalnız bu eğitimi nerede yaptığı ve kimlerden eğitim aldığı tam olarak belli değildir. Yunus Emre’nin şiirleri tahlil edildiğinde de onun İslamiyet’i, İslam Kültür ve Tasavvuf felsefesini özümseyecek, özümsediklerini şiirleştirecek bir eğitim aldığı anlaşılmaktadır” diye konuştu.

Yunus Emre’nin, çağının konuşma dili olan eski Anadolu Türkçesini kusursuzca kullandığını dile getiren Taşdemir, şöyle konuştu:

“Yunus’un, düşüncesini, duygularını felsefi kavramları rahatlıkla ifade edebilen olgunlukta dil bilgisine sahip olduğu görülmektedir. Risâletü'n-Nushiyye adlı mesnevisi ve şiirlerinin birçoğunda aruz vezni kullanması, Arapça ve Farsça kelimeleri Türkçeleştirmesi, onun sadece sözle kültürü kullanan eğitimsiz biri olmadığını, aksine halk kültürünün öğelerini ve konuşma dilini bilinçli bir şekilde kullandığını göstermektedir.”

YUNUS’UN YER ALDIĞI EKOL İÇİN ŞİİR, RUHSAL AYDINLANMA VE BİLGİLENMENİN YOLUDUR

Yunus Emre’nin, Hoca Ahmet Yesevi geleneğinden gelen bir Horasan Ereni olduğunu vurgulayan Taşdemir, bu gelenek içinse şiirin, ruhsal aydınlanmaya ve bilgilenmeye giden bir yol anlamına geldiğini işaret etti. Taşdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sözlü kültür, okur yazar olmayan bir toplumda kuşaktan kuşağa söz aracılığıyla aktarılan her şeydir. Başka bir deyişle kültürün tamamını kapsar. Halkın bilgi ve deneyimleri sözlü kültür aracılığıyla nesilden nesile aktarılmıştır. Yunus Emre’nin yaşadığı dönem sözlü kültürün Anadolu da etkin olduğu bir dönemdir. Yunus Emre’nin şiirleri onun ölümünden yaklaşık bir asır sonra derlenmiştir. Yunus Emre şiirlerini yazıya dökmediği için onun şiirleri sözlü gelenek yoluyla dilimize aktarılmıştır. Bu yönden kolektif halk hafızasının oluşmasında Yunus Emre’nin rolü tartışılmazdır. Yunus Emre’nin şiirleri yaklaşık yüz yıl kadar sözlü kültürden beslenmiştir. Bu yüzden halkın beklentileriyle birleşen bir Yunus Emre geleneği ortaya çıkmıştır. Yunus Emre Türkmen bir Batıni Dervişidir. Ait olduğu gelenek, Horasan Ekolü, yani Hoca Ahmet Yesevi kökenli bir gelenektir. Bu gelenek için şiir ruhsal aydınlanma ve bilgilenmenin yoludur. Yunus Emre’nin benimsediği bu geleneğe göre şiirde şahıs yoktur. Şair yalnız olanı aktaran bir araçtır. Bu görüşü Yunus’un şiirlerinde görmek mümkündür.

YUNUS, YAŞADIĞI DÖNEMDE HALKA MANEVİ YÖNDEN UMUT VE DAYANMA GÜCÜ VEREN BİR SIĞINAKTIR

Yunus Emre’nin yaşadığı dönem olan 13, 14. Yüzyıl Anadolu’sunda insanların Moğol baskısı altında çok zor bir süreçten geçtiğini ifade eden Taşdemir, “Yunus işte bu süreçte, halka manevi yönden umut ve dayama gücü veren bir sığına olarak görülmüştür” dedi. Taşdemir, sözlerine şöyle devam etti:

“Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm’ diyen Yunus Emre’nin halk ile kurduğu ilişkisi, halk tarafından kabul edilmesi karşılıklı bir ilişkidir. Bu ilişkide halk, manevi beklentilerini, Yunus Emre’nin şahsiyetinde anlamlı kılmıştır. Yunus’un yaşadığı dönem yani 13-14 yüzyıl, Anadolu’nun en huzursuz dönemleriydi. Moğol akınlarıyla, Anadolu’da kurulan düzen yıkıldı, Selçuklu İmparatorluğu içten içe çöktü, çeşitli Türk boyları ayaklandı. Bu dönem, halktan ağır vergilerin alındığı, yağmacı saldırıların yaşandığı, kuraklık ve kıtlığın hakim olduğu tam manada bir bunalım çağıdır. Bu karmaşık durumda sevgi ve güven en çok ihtiyaç duyulan değerlerdi. Öyle bir oramda tekkeler insanlara yardım eden, onların yaralarını saran, önemli sosyal kurumlardı. Moğol yöneticilerinin baskıcı tutumlarına karşılık Horasan Erenlerinin bağdaştırıcı ve mistik bir uyuma çağıran inanç çevreleri Anadolu halkına bir umut olmuştur. Bu durum Anadolu’ya Türklerin hakim olmasına da bir zemin hazırlamıştır. Yunus Emre de bu süreçte oluşturduğu düşünce dünyası ve gelenekle aktif bir rol oynamıştır. Yunus Emre’nin sözlü kültürümüze katkılarından en önemlisi de birlik fikridir. Yunus, bütün farklılıklara karşılık içsel bir birlik önermiştir. Bütün şiirlerinde farklılıkları hoş karşılamayı, bütünleşmeyi, hoşgörüyü ve sevmeyi öğretmeye çalışmıştır. Böylece karmaşık bir dönemde ne yapacağını bilemeyen halk, Yunus’un fikirlerine sarılıp, tek bir dil, tek bir millet olma yolunda emin adımlar atmıştır.”

ANADOLU TÜRKÇESİ’NİN OLUŞMASINDA ÖNEMLİ ROL OYNAYAN İLK TÜRK ŞAİR YUNUS EMRE’DİR

Sözlerini, Yunus Emre’nin, “Ben gelmedim davi için benim işim sevi için, dost'un evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim” dizeleriyle devam ettiren Taşdemir, Yunus Emre’nin, Anadolu Türkçesi’nin oluşmasında önemli rol oynayan ilk Türk şair olduğuna dikkati çekti. Taşdemir, sözlerini şöyle tamamladı:

“O’nun kullandığı kelimeler ve ifade kalıpları, bunlara yüklediği anlam ve mecazlar Türkçe’nin edebi bir dil haline gelmesi yolunda büyük bir merhaledir. Esasen Yunus’u diğer mutasavvıf şairlerden ayıran en önemli özelliği de budur. Yunus’tan önce sözlü bir edebiyat varsa da Anadolu da gelişen Batı Türkçesin de ilk ve en önemli şiirlerini Yunus oluşturmuştur. Sözlü gelenekten yararlanarak dili sanatlı bir üslupla işleyip, Türkçe de bir tasavvuf dili oluşturmuştur. Yunusun sade dilinde yer alan devrin Türkçesinde kullanılan Arapça ve Farsça kelimelerden bazıları Türkçe fonetiğe uydurulmuştur. Yunus Arapça, farsça tasavvufi terimlerin Türkçe karşılıklarını bulan ve ilk defa kullanan kişidir.

‘Kanatlandık kuş olduk uçtuk elhamdülillah’ dediği mısra da kanat, kuş, uçmak hepsi Türkçe ve tasavvufi kelimelerdir. Yunus kanat ile aşkı, kuş ile ruhu kutsü ve uçmak ile de süluk’u kastetmiştir. Şiirlerinde dönemin kültürünü yansıtan dini terim ve kavramların yanında çok sayıda halk söyleşisi ve deyimde vardır. Yunus Emre’nin fikirleri Gülşehri, Kaygusuz Abdal, Aşık Paşa ve Ahmet Fakih’ten farklı değildir. Ancak o Türkçeye getirdiği değişik bir sesle ve kelimelere yüklediği anlamlarla onlardan ayrılır. İlahilerinin asırlardır okunup, günümüze kadar ulaşmasının sebebi, şiirlerine hakim olan bu üsluptur. Yunus Emre’nin sözlü kültürümüzdeki kalıcılığının nedenlerinden biri de kelimeleri bol kafiyeli, akılda kalıcı bir şiir dili geliştirmiş olmasıdır. Yunus’un bu hususta hece vezni ile yazdığı şiirleri, ilahileri, müzik aletleri eşliğinde meclisten meclise terennüm edilmiş, şiirlerinin ve fikirlerinin yayılması böylece daha hızlı olmuştur.

Sonuç olarak Türk milletinin o buhranlı dönemlerinde tabiri caizse Hızır gibi yetişen Hacı Bektaş Veli, Mevlana, Ahi Evran gibi gönül sultanları ile birlikte Yunus da Anadolu halkına ölümsüzlük mesajları vererek, onları manen rahatlatmaya ve çektiği acılardan kurtarmaya çalışmıştır. Ayrıca bu mesajlar sadece Türk halkına yönelik olmaktan çıkmış ve tüm dünyaya yayılmıştır. Yunus nerede doğmuş, nerede ölmüş olursa olsun pek fazla önemli değildir biçim için. Onun büyüklüğü, İslam dininin bütün kurallarını, tasavvufu, insanlığı, kardeşliği, barışı, sevgiyi, hoşgörüyü, en güzel, en ahenkli, en çarpıcı arı bir Türkçeyle şiir diline çevirmiş olmasındandır.”



Yorumlar (0)
banner82
24°
açık
banner62
Günün Anketi Tümü
Kahramanmaraş’taki 18 katlı bina, Yıkılmalı Mı? Yıkılmamalı Mı?
Kahramanmaraş’taki 18 katlı bina, Yıkılmalı Mı? Yıkılmamalı Mı?
Namaz Vakti 14 Haziran 2021
İmsak 03:16
Güneş 05:03
Öğle 12:38
İkindi 16:30
Akşam 20:02
Yatsı 21:41
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü
banner69
banner113
banner133