Saadet Partisi Genel Başkanlığına seçildiği günden bu güne değin kullandığı yapıcı ve uzlaştırıcı üslupla Milletin isteğine, arzu ettiğine adeta tercüman olmuş Sayın Temel Karamollaoğlu’nu yürekten alkışlamamız ve başarılarının devamını dilememiz gereğine Milletçe inanmamız, yanında yer almamız Milletimiz ve Alemi-İslam adına bir zarurettir. Bu tavrıyla bir nebzede olsa kutuplaşmanın önüne geçmiştir. Umarım bütün partilerde aynı şekilde hareket ederek keyifli ve kardeşane bir seçim geçirmemiz geleceğimiz adına olmazsa olmazlarımızdır.

Sudan sebeplerle İsrail adına bütün İslam Devletleri işgal edilmiş, acımasızca çocuk, ihtiyar, kadın ve hatta sahip oldukları canlı ve cansız varlıklarda dâhil olmak üzere hunharca yok etmek üzere yaptıkları çalışmaları büyük bir üzüntüyle izlemekteyiz. Bu insanlık dışı eylemlerin içerisinde olmamız bizleri kahretmektedir. Bu hususta yapılan kardeşane tavsiyelerin devam etmesinden büyük memnuniyet duymaktayız. Devamını dileriz. Dost dediğimiz yanında yer almak için yıllarca çaba sarf ettiğimiz batı ve yandaşları İslam varlığının kökünü kazımak yolundaki çalışmalar kaldığı yerden devam edecekleri gün gibi aşikârdır.

Memleketimizin Temel Meseleleri dururken kutuplaşmaya, ayrışmaya sebebiyet verecek davranışları ortaya koymak ne derece akıllı bir davranış olduğunu takdirlerinize arz ediyorum. Sayın Karamollaoğlu’nun uzlaştırıcı tavrı bir nebze olsun ortalığı rahatlatmıştır. Türkiye halkı kendi aralarında ötekileştirilirse bundan başta İsrail olmak üzere bütün şer odakları istifade edecektir. İstekleri de bu yönde olduğu hepimizce malumdur.

Biz kendi içimizde uzlaştırıcı bir üslupla hareket ederek, yapıcı projelerle yarışma yoluna gitsek daha akılcı olmaz mı? Büyük Osmanlı İmparatorluğunun devamı olan Türkiye Cumhuriyeti bütün İslam Devletlerinin Abisi değil midir? Bu nedenle güçlü olmalıyız ve güçlerimizi İktisadi, Ticari, Ekonomik, Sosyal ve Askeri alanda iş birliğine gitmeliyiz. İşte bunu gören ve bu birlikteliğin olmasına yürekten inanıyor, çalışmalarına bu yönde devam ediyordu. Çünkü bugün yaşanan olumsuzlukları gördüğü için batının bu zalimane tutumunu etkisiz hale getirecek önlemi yani acilen D-8’leri kurdu.  

Ne yazık ki Milli Görüş geleneğinden gelen kardeşlerimiz kurdukları partiler vasıtasıyla, D-8 yerine AB’ ligini baş tacı ederek, şanlı tarihimizin yeni Devletini AB’nin oyuncağı haline getirmiş, getirme yede devam edilmektedir. Milli Görüşün tek temsilcisi Saadet Partisidir söylemini her defasında dile getiren ve hafızalarda yer almasını sağlayan rahmetli Prof.Dr. Necmettin Erbakan’ı rahmetle minnetle anıyorum. Mekânı Ali olsun. Sayın Karamollaoğlu bu görevi alarak kaldığı yerden devam etmek azim ve kararlıktadır.

Sayın Karamollaoğlu,  Cumhurbaşkanlığı Adaylığı tanıtım toplantısında yaptığı konuşmasında ortaya koyduğu 5A,5B formülü ile her şeyi Milli Görüş adına ortaya koymaları bütün salondakiler defalarca susmadan ayakta alkışlamaları hepimizin duygularını tarif etmemek mümkün değil. Nedir bu 5A,5B;

         5A;

  1. AKIL
  2. ADALET
  3. AHLAK
  4. ALDANMIŞLIK
  5. ASALET

“Bunlardan asla taviz vermeyeceklerini, bu dönemde kardeşliği büyüteceklerini, kin, öfke, nefret

Değil, merhameti büyüteceğiz. Düşmanlarımızın değil, dostlarımızın sayısını artıracağız. Çünkü bu coğrafya hepimizin. Gazze’de bizim, Cizre’de bizim. Yitip giden gencecik fidanlarda bizim. Bu fidanlar bizim geleceğimizdir” ifadeleri ne kadar yerindedir.

    

         5Y;

  1. YOLSUZLUĞA
  2. YANDAŞLIĞA
  3. YALAKALIĞA
  4. YASAĞA
  5. YAĞMAYA

        “Asla izin vermeyeceğiz. Şahısların değil, ilkelerin mücadelesini veriyoruz ve vermeye de devam edeceğiz. İktidarı değil, bozulan düzeni değiştireceğiz. Yoksa sistem aynı olduktan sonra, Ahmet gitmiş, Mehmet gelmiş, A Partisi gitmiş B Partisi gelmiş bir anlam ifade etmez” sözleri özlemini çektiğimiz bu ilkeleri kişiler ve parti üzerinde değil, ilkeler üzerinde yürüteceğiz ifadesi ne kadar yerindedir. Yine başka ifade ile kendilerine sorulan sorulara şu cümlelerle cevap verdi;

  1. Biz 15 yılda değil, 11 ayda D-8’leri kuranlarız.
  2. Biz Cumhuriyet tarihinde 15 yılda 11 ayda denk bütçeyi yapanlarız.
  3. Biz 11 ayda zarar eden bütün KİT’leri kare geçirenleriz.
  4. Biz 15 yılda değil,15 ayda değil,15 gün değil, bir gecede Kıbrıs Barış Harekâtını yapanlardanız. Yine de yaparız.”

Bu güzel tablo ayakta defalarca alkışlandı. Ne yazık ki canlı yayın olmasına, bütün medyanın

Orada olmasına rağmen bu tablo aziz Milletimizin izlemesi engellendi. Hatta TV-5 TÜRKSAT’tan yayını kestiler. Bütün medya Milletin değil mi, yoksa belirli birilerine mi ait olduğunu anlamak zor değil. Devletimizi, Ordularımızı, Emniyet Güçlerimizi ve bütün inananları düşmana karşı karada, denizde ve havada düşmanlara karşı Mansur ve muzaffer eyle Yüce Rabbim. Vesselam…